AKIL TUTULMASI…

0
73

76 Milyon nüfusumuz. Türk, Kürt, Arap, Laz, Boşnak, Azeri, Çerkez, Abaza, Hititli, Asurlu,Pamfilyalı, Bergamalı, Anadolulu, Bizanslı, Ermeni, Müslüman, Yahudi, hristiyan, Alevi, Sünni, Yezidi, Caferi hepimiz biziz. Din, dil, ırk, etnik köken, inanç bizi neden ayırsın. Biz 76 milyon bu ülkenin doğal kaynaklarını ortak paylaşıyor, ortak vatanımızda zengin kültürümüzü doyasıya, keyifle yaşıyoruz. Birlikte binlerce sene mutluluk ve dostluk içinde yaşadık.

Bu ülkenin neresi olursa fark etmez, herhangi bir yerde petrol çıksa, nasıl da mutlu oluruz. Sanki bahçemizde petrol çıkmış gibi, Ya da Altın madeni, kömür, doğalgaz çıksa zengin olmuş kadar sevinirdik. Hani eskiden Eurovision yarışmalarında televizyon başında hepimiz nasıl da sevinirdik, Türkiye yüksek puan alınca, yada olimpiyatlarda altın madalya kazanınca, Milli marşımız çalınırken gözlerimiz dolardı.
Komşularımız, Sünniydi, Aleviydi, Türk’tü, Kürt’tü, Laz’dı, Çerkez’di ama sadece komşumuzdu. Bir topun peşinde koşarken hiç aklıma gelmemişti, yanımda koşan Ne, kim diye düşünmemiştik asla. Halbuki bugün Ülkenin bir bölgesi yangın yeri, ayrışmaktan, yeni bir devlet kurmaktan, Irkçı bir yapı oluşturmaktan ve ayrılmaktan bahsediyorlar. Peki bize ne oluyor, ya da bize ne oldu? Bizi kim ayırdı? Nasıl bu tuzaklara düştük? Bizim ki tam bir “Akıl tutulması” .
NATO’ya girdiğimiz güne lanet olsun.Türkiye’nin kaderi 721 şehit verdiğimiz Kore savaşıyla şekillenmeye başladı ve NATO’ya girdik. Ülkemizin Milli sayılacak neyi varsa o günden sonra, yavaş yavaş planlı olarak yok edilmeye başlandı, Fabrikalar, sanayi tesisleri, teknoloji yatırımları kapatıldı. Teknolojik ve sanayi gelişmemiz engellenirken, boynumuza kement atılmaya başlanmıştı. Bugün 2013 yılında etrafınıza bir bakın, çevrenizde ne görseniz yabancı ürün, telefon, saat, bilgisayar, yazıcı, araba, tren, otobüs, uçak ne varsa…
Bugün çoğumuzun sahip çıktığı, Deniz GEZMİŞ’ in önderliğinde yapılan antiemperyalist eylemler, Amerikan askerlerin denize atılmasına kadar varmıştı. Artık, hepimiz fark ediyoruz ki, gerçek şuydu 6. Filo defolmalıydı. ”NATO’ya HAYIR” denmeliydi. Deniz Gezmiş ve arkadaşları haklıydı. ”Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet”. Nazım Hikmet haklıydı. Ve daha niceleri haklıydı, doğru söyleyenler hapislerde çürüdü, satılmış yöneticiler onları astı, hain ilan etti. Gencecik fidanlar, öldüler vatan, emek ve halk uğruna. Peki ama, kimin talimatıyla? Neden?
Türkiye den istediğini hala alamayan Amerika ülkenin daha da şekillenmesini ve tamamen bağımlı olmasını istiyordu. Bunu başarabilmek için halkı yanına almalıydı. Bu nedenle halkın bir travma yaşaması gerekliydi. Ülke kana bulanmalıydı. Bu travma Nato tarafından hazırlanacaktı. Önce etnik köken, mezhep ve siyasete göre, ülke insanını ayrıştıracak, sonra çatıştırmak için ellerine silah verecek, (ülkenin güvenlik güçleri seyirci, hatta bazen oyunun parçası, figüranı rolünde) ve nihayet önceden planladığı ve sonu belli oyunda birçok genç ölecekti. Yüzlercesi, binlercesi gerekirse hergün ölecekti. Günlerce, aylarca, yıllarca sürecekti. Vatandaşın canına tak edinceye kadar devam edecek ve ardından 12 Eylül Askeri (Amerikan) darbesi ile gerçek plan devreye konulacaktı. Gerçek Plan şuydu; kendi yağı ile kavrulan, kendine yeten Türkiye’nin tam sömürüsüne yol açacak, ekonomik ve siyasi sistemle ülkeyi çökertip, ayrıştırma ve bölme planıydı.12 Eylül, Neoliberal ekonomi, borçla yaşam ve Emperyalizmin boyunduruğunu getirecekti.
O günden sonra Türkiye önce dış borçlara yöneldi, ardından özelleştirme furyası ile neyi var neyi yok satmaya başladı ve insanlar ayrıştırılmaya başlandı. Diline, dinine, ırkına, cinsine müdahale edilmeye başlanmıştır. İnsanlar ayrıştırılıp birbirlerinden koparılmıştır. Planlı ve yavaş yavaş.
Bugün geldiğimiz nokta bölünmeye ve batmaya yakın bir noktadır. Milletin birliği, vatanın bütünlüğü tehlikededir. Milletin birliğini ve vatanın bütünlüğünü, yine milletin azim ve kararlılığı belirleyecektir.Bulunduğumuz noktada yapılması gereken tek şey, ülkeye uzanmış hain pençelere karşı birleşmektir. Yabancılarla işbirliğine giren küçük bir azınlığın dışındaki bütün Siyasi Parti, Sendika, STK, Dernek ve daha ne varsa bizler, aramızdaki etnik, dini, siyasi her türlü ayrılığı bir kenara bırakıp, milletin birliği, vatanın bütünlüğü için birleşmek zorundayız. Bu ülkede yaşayan 76 milyon hepimiz, biziz. Birleşirsek, birlikte olursak var olacağız, yoksa, parçalanıp yok olacağız.
İnanıyorum, 76 milyon birleşeceğiz. Bu vatanı bölmeye çalışanlar, geceleri rüyanıza gireceğiz. Aklınızda tutun bizi, gücünüz varken susturun, üstümüze gaz sıkın, zindanlara koyun, vurun, asın, gücünüz varken yok edin. Ama unutmayın mutlaka ama mutlaka bu millete yaptıklarınızdan hesap soracağız.
Ülkeyi satanlara, Ülke satılırken bakanlara, Halkı soyanlara hesap soracağız. Milleti ayrıştırıp, düşman edenlere, Ülkeyi bölenlere, Vatanımıza, ekmeğimize el uzatanlara mutlaka ama mutlaka hesap soracağız.

Cengiz GÜLEBAY

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here