İNSAN HAKLARI GÜNÜ

Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler, birbirlerine karşı kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar.

Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya herhangi başka bir ayrım gözetmeksizin bu Bildirge ile ilan olunan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir.
Dünyanın dört bir yanında yüzyıllarca süren özgürlük, bağımsızlık ve adalet mücadeleleri sonucunda 10 Aralık 1948 tarihinde gerçek manada insan haklarını korumaya yönelik ilk yazılı metin olan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilmiştir.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, tüm dünya insanlarının doğuştan ve eşit biçimde sahip olduğu hakları belgelemesi ve bütün dünyanın kabulüne sunması bakımından insanlık tarihi açısından oldukça önemli bir belgedir.
Özellikle her geçen gün artan terör ve savaşlar, dünyanın dört bir yanında yaşanan insanlık dramları, insan haklarının önemini ve korunmasının uluslararası ortamda tüm devletlerce sağlanmasının zorunluğunu ve ivediliğini daha da fazla hissettirmektedir.
Ülkemizde son 15 yıldır AKP hükümetleri dönemlerinde izlenen yanlış politikalar sonucu yaşanan insan hakları ihlalleri her geçen gün artarak devam etmektedir.
Bugün, AKP Hükümetinin uygulamaya koyduğu ve bir buçuk yıldır devam eden OHAL süreci ne yazık ki ülkemizde demokrasinin kökleşmesinin, özgürlüklerin ve insan haklarının yaşanmasının önündeki en büyük engeldir.
Maalesef bugün insan hakları mevcut iktidar tarafından askıya alınmış bulunmaktadır. 12 Eylül döneminde bile yaşanmayan insan hakları ihlalleriyle bugün karşı karşıyayız.  OHAL gölgesinde insan haklarında söz etmek mümkün değildir.
İnsan haklarının koruyucusu hukuktur, bağımsız yargıdır. Bugün hukuku bertaraf eden iktidar en temel insan haklarını da bertaraf etmiş bulunmaktadır.
 
Tüm insanlığın ve bizlerin temel amacı; insanca bir yaşam düzeni kurmak, insanın doğarken sahip olduğu temel hak ve özgürlüklerle yaşamaktan gurur duyduğu bir yaşam alanı yaratmaktır.
 
Beyan ederiz, İnsanlık ailesinin tüm üyelerinde bulunan onuru ve onların eşit ve ayrılmaz haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu,
İnsan haklarının tanınmamasının ve hor görülmesinin insanlık vicdanını yaralayan barbarca eylemlere yol açtığını, korkudan ve yoksulluktan kurtulmuş insanların söz ve inanç özgürlüğüne sahip olacakları bir dünyanın herkesin en yüksek amacı olduğunun ilan edilmiş bulunduğunu,
İnsanlık zorbalık ve baskıya karşı son bir yol olarak ayaklanmaya başvurmak zorunda bırakılmaması için, insan haklarının hukuk düzeyinde korunması gerektiğini,
Uluslar arasında dostça ilişkiler geliştirmeyi özendirmenin temel bir zorunluluk olduğunu,
Temel insan haklarına, insan kişiliğinin onur ve değerine, erkeklerde kadınların eşitliğine olan inançlarını bir kere daha belirttiklerini ve sosyal gelişmeyi sağlamaya, daha geniş bir özgürlük içinde daha iyi yaşam düzeyi oluşturmaya karar vermiş olduğunu,
Üye devletlerin Birleşmiş Milletlerle işbirliği içinde, insan haklarına ve temel özgürlüklere bütün dünyada saygı gösterilmesinin sağlanmasını üstlenmiş olduklarını,
Bu hak ve özgürlükler konusunda ortak bir anlayış oluşturmanın sözü edilen üstlenmenin tam olarak gerçekleşmesi için büyük önem taşıdığını gözönüne alarak,
 
Herkesin temel hak ve özgürlüklerinden yararlandığı hak ve hürriyetlerin kısıtlanmadığı, hukukun üstünlüğünün ve adil yargılanma şartlarının üst düzeyde olduğu, insana sırf insan olduğu için değer veren insanlarla dolu bir Dünya, bir Türkiye dileğiyle 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nü kutlarım.
 
http://www.hsk.gov.tr/Eklentiler/Dosyalar/9a3bfe74-cdc4-4ae4-b876-8cb1d7eeae05.pdf