TÜTÜN ÜRETİCİSİNİN YANINDAYIZ 

Bu topraklarda tütün 400 yıldır ekiliyor. 400 yıldır Türkiye Cumhuriyeti topraklarında tütün ekiliyor ve bizim tütünümüz aslında bir dünya markasıdır. Şark tipi tütün diye dünyada bilinen ünlenen tütünü eken Türkiye’dir ve cumhuriyetin ilk yıllarında ihracatın yüzde 30’unu tütün oluşturur; yüzde 30’unu, bu kadar değerli bir ürün. Binlerce aile tütünden geçinir, binlerce aile! Osmanlı döneminde reji idaresi yabancıların elindeydi, el koymuşlardı tütün gelirlerine. Cumhuriyet Tekel’i kurdu, oradan elde ettiği gelirlerle Anadolu’ya, Türkiye’ye, Trakya’ya her tarafa önemli hizmetler yaptı. Bu kadar değerli olan tütün, 2002’de uluslararası tekellere yenildi. 2002’de bir yasa çıktı parlamentodan. Bu yasayla tütün üreticilerinin bir anlamda idam fermanı onaylandı. Tütünde destekleme alımları kaldırıldı, bundan sonra tütünde destekleme alımları yapmayacağız denildi. Kanun diyor bunu. Tekel tümüyle kapatıldı ve özelleştirildi. 2002’de 405 bin 882 aile tütünden geçiniyordu. 2015’de yedi kat küçüldü 56 bine düştü. Yedi kat küçüldü değerli arkadaşlar ve yabancı sigara üreticileri Türkiye’ye tütün ithal etmeye başladılar. Kendi tütünümüzü bıraktık, yabancılar tütün ithal etmeye başladılar ve 2012’den başlayarak Türkiye net tütün ithalatçısı konumuna geldi. İhracat ithalattan daha düşük hale geldi. Dolayısıyla dışarıdan daha fazla tütün getirmeye başladık. 2013 verilerine göre tütün alanında faaliyet gösteren bütün üreticilerin yüzde –daha doğrusu imalatçıların diyelim- 89,3’ünü yabancılar oluşturuyor. Tütün ürünleri imalatının yüzde 89,3’ünü yabancılar oluşturuyor. Geriye kalıyor zaten yüzde 10. Şimdi bu yüzde 10’a da göz diktiler, yüzde 10’u da ellerinden almak istiyorlar. Bu nedenle parlamentoya bir kanun getirdiler. Şimdi Plan Bütçe Komisyonunda görüşülüyor. Orada Cumhuriyet Halk Partisinin değerli milletvekilleri, komisyon üyeleri her türlü muhalefeti tütün üreticisinin lehine yapıyorlar ve yapmaya da devam edecekler. Sigara üzerine yüzde 84 vergi getirdiler. İnsanlar da sigara içiyor. Kıymalık sarmalık tütün, kâğıda sarıp orada içecekler. Buna duyulan ilgi giderek arttı. Artınca da ceza iki türlü; hem hapis, hem para cezasını öngören yeni bir düzenleme parlamentoya geldi. Bakın değerli arkadaşlar, 50 kilodan fazla eğer kıyılmış tütün bulundurursanız, 3 yıldan 6 aya kadar hapis cezası, 3 bin liradan 30 bin liraya kadar para cezası. Ticaretini de engellemek istiyorlar, yine kanuna göre sarmalık kıyılmış tütünü üreten, satan, satışa arz eden, nakleden veya bulunduranlara da 5 bin liradan 50 bin liraya kadar para cezası kesilecek. Değerli arkadaşlarım, buna kaçak tütün diyorlar. Kaçak tütün doğru değil, bu yerli tütün, neresi kaçak? Bu topraklarda ekiliyor, bu topraklarda kullanılıyor, bu topraklarda insanlar para kazanıyorlar. Neresi kaçak? Yurtdışından mı geliyor? Hayır, hem yerlidir, hem millidir, hem çiftçimizin alın teri, hem de göz nurudur, öyle kabul ediyoruz. Bu tütün üreticinin alın teridir, üreticinin göz nurudur. Düğün parasıdır, askere gönderdiği çocuğun harçlık parasıdır; dolayısıyla bu tütünü çiftçinin elinden üreticinin elinden almamak gerekiyor. Şu gerçeği de kabul etmek lazım. Bugüne kadar tütün ürettiği için zenginleşen bir tek adam yok, bir tek adam yok. Bu neyi gösteriyor? Ektiği tütünle ancak geçinebiliyor. Hani han hamam sahibi olur köşeyi döner de, dersiniz ki “niye bu böyle oldu, vergi alalım”. Yok arkadaşlar, ancak üretiyor, ancak geçiniyor, çoluk çocuğunun rızkını oradan sağlıyor. Şimdi siz buna yasak ve ceza getiriyorsunuz. Hem para, hem hapis cezası getiriyorsunuz. O açıdan Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz Adıyamanlılara sesleniyoruz. Bize milletvekili vermediniz, ama biz sizin yanınızdayız sonuna kadar, sonuna kadar yanınızdayız.